BASINA VE KAMUOYUNA

 Pandemi mücadelemizin karşılığı şiddete uğramak değildir.

          Ülkemizde sağlık çalışanlarının pandemi ile ön saflarda mücadelesi sürerken,sağlıkta şiddette devam ediyor.Antalya'da Kızılağaç Şefika Turan Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan meslektaşımız Dr.Tuğçe ÇAM 17.08.2020 tarihinde görevini mesleki kurallara uygun olarak yerine getirmeye çalışırken, kendisine başvuran misafir hastanın fiziksel saldırısına uğramıştır.Kolundan ve sırtından yaralanan Dr.Tuğçe ÇAM'a beş gün iş göremez raporu verilmiştir.Meslektaşımız bunun üzerine beyaz kod vermiş ve odamızca da hukuki sürece destek verilmiştir.Bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

         Bu saldırıyı tüm sağlık çalışanları olarak bize karşı yapılmış olarak kabul ediyoruz ve hissediyoruz.

         Bizler sürekli şiddete uğrama tedirginliği ile yaşamak ve çalışmak istemiyoruz.Hipokrat yeminimizi ölmek yada öldürmek için değil yaşamak ve yaşatmak için ettik. Bireysel eksiklik ya da hata yaptığı düşünülen sağlık çalışanları hakkında gerekli şikayetlerin yapılması anlaşılabilir.Kaldı ki böyle bir durum bile söz konusu değildir.

        Ama hiç kimsenin, hiçbir gerekçeyle sağlık çalışanlarını  taciz etmeye, fiziksel şiddet uygulamaya kimi zaman öldürmeye varacak derecede saldırmaya hakkı yoktur. Şiddetin mazereti olamaz.

Emeğimizi, mesleki kimliğimizi değersizleştiren bu anlayışı reddediyoruz.
        Hasta ve yakınlarının taleplerinin beklentilerine göre karşılanamadığı,,idari ya da sisteme dair tıkanıklıkla karşılaştıklarında ,tıbbın gerektirdiği her şey yapıldığı halde oluşabilecek olumsuz bir tıbbi durumun ortaya çıktığında ilk anda sağlık hizmetini sunanlara karşı öldürmelere varan şiddet girişimlerine başvurması olağan bir sürecin sonucu değildir.

         Bu tutum, bu saldırganlık, bu vahim tablo ile sağlık hizmet sunumunun sürdürülebilir olması mümkün değildir. Sağlık ortamındaki şiddet münferit olaylar ya da hoş görülebilir insani tepkiler olamaz.
         Buradaki karanlık ve ölümcül tablonun karar vericiler tarafından görülmemesi mümkün değildir.  Herkesin geldiğini hissettiği ve önlemek için adeta kılını kıpırdatmadığı şiddeti yaşamak, takip etmek değil hastalarımızı dinlemek, tedavi etmek, mesleğimizi yapmak istiyoruz.

        Başka hayatları kurtarmaya çalışırken sözel şiddete maruz kalmak, hırpalanmak, yaralanmak, kendi canımızdan olmak istemiyoruz.
        Sağlık hizmetlerindeki aksamalar, uygulamalar asla ve asla sağlık çalışanlarının üstüne yıkılamaz. Ülkedeki genel politik ve toplumsal atmosferden, yoksulluk, işsizlik gibi ekonomik olgulardan bağımsız değildir. Bu sorunlar derinleştikçe, sağlık alanında da sorunların çığ gibi büyüyeceğini ve şiddetin artacağını herkesin görmesi gerekir.

        Genel olarak şiddete yönelik göstermelik yasalarla sorunun çözülemeyeceğini biliyoruz. Başta neden olan sağlık politikaları ve uygulamaları değiştirilmek üzere toplum eğitimini sağlamalı hatta aileden başlayacak şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik eğitimi teşvik etmeliyiz. Eğitim müfredatlarında belirgin bir şekilde yer almalı ve yaşam boyu sürdürülmelidir.

Bir kez daha meslektaşımıza yönelen şiddeti kanıksamadığımızı, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı; basına ve kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

 

Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu

 


Yazdır   e-Posta