Toplu saldırıyla karşı karşıyayız


Sağlıkta şiddete dikkat çekmek için Türk Tabipleri Birliği tarafından ülke genelinde yapılan eş zamanlı olarak basın açıklaması Antalya’da da yapıldı.
Antalya Tabip Odası toplantı salonunda yapılan açıklamayı yapan Antalya Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Naci İşoğlu “Etkin ve caydırıcı önlemler istiyoruz. Can güvenliğimiz olmadan canları koruyamayız, tedavi yapamayız” dedi.

FOTOĞRAFLAR İÇİN BU LİNKİ TIKLAYINIZ

“ORGANİZE SALDIRILAR KARŞISINDAYIZ”
Tabipler Odası Başkanı Prof.Dr.Nursel Şahin seçim sonucunda Antalya’da kazananları kutlayarak; “Dilerim mega projeler, kente dair işlenen suçlar ya da kaynaklarımızın heba edilmesi, doğanın talanı, insanı öteleyen kutuplaştıran bütün siyasetler gündemimizden çıkar. Çünkü yurttaş bu ekonomik kriz içerisinde bütün baskı politikaları içerisinde her şeye rağmen mesajını böyle vermiştir. Vatandaşlarımız; insana dair politikalar, adil bir bölüşüm, kaynakların doğru kullanılmasını istiyoruz bu size uyarım demiştir. Bu uyarıyı biz de sağlık alanındaki şiddet için yapacağız. Artık canımıza tak ettiği noktadayız. Organize saldırılar karşısındayız. Bir kez daha itibarımız, saygınlığımız için uyarıyoruz. Hekime karşı şiddeti önleyici tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

“SALDIRGANLAR HIZINI ALAMADI”
Yönetim kurulu adına basın açıklamasını yapan Antalya Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Naci İşoğlu; ”Daha geçen hafta Antalya'da bir meslektaşımız, silah kullanarak yaşamına kast edeceğini ifade eden hasta yakını tarafından tehdit ve şiddet olayıyla karşıya kaldı. Bu sefer başka bir meslektaşımız 29 Mart Cuma günü İzmir Bornova 29 numaralı Aile Sağlığı Merkezi’nde, aile hekimlerinden talep edilen yüzlerce usulsüz isteklerden birini yerine getirmediği iddiasıyla hakaret ve fiziksel şiddete uğradı. Bununla yetinmeyen şahıs bu sefer tekrar 11-12 kişilik grupla ellerinde sopalarla Aile Sağlığı Merkezi’ne gelerek merkezde çalışan herkese saldırmaya başlamışlardır. Merkezde çalışan aile hekimleri, hemşireler ve olaya müdahale etmeye çalışan o anda orada olan öğretmen, eczacı ve yakın esnaf darp edilmiştir. Meslektaşımız ve öğretmen ciddi şekilde yaralandı. Meslektaşımızın burnunda kırık hematom ve çeşitli yerlerinde ekimozlar oluştu” diyerek hızını alamayan saldırganların, Aile Sağlığı Merkezi’nde de ciddi maddi hasar meydana getirdiklerini belirtti.

“BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI”
Dr. İşoğlu; “Daha kaçımızın şiddete uğraması, yaşamına kast edilmesi ve ölmesi gerekiyor. Bu sesi duyması gerekenler daha neyi bekliyor. Ama artık bizim beklemeye tahammülümüz kalmadı. Mesleğimizi olması gereken gibi ilkelerimiz doğrultusunda yapamaz duruma geldik. Bu son meydana gelen sağlıkta şiddet terörü de göstermiştir ki hükümetin ve bakanlığın soruna bakışı değişmemiştir. Etkin ve caydırıcı önlemler istiyoruz. Can güvenliğimiz olmadan canları koruyamayız, tedavi yapamayız. Meslek ilkelerimiz doğrultusunda hekimlik mesleğimizi yapmamız engellenemez” diyerek usulsüz talepler, keyfi rapor istemleri gibi talepler karşısında artık görevlerini yerine getirememe noktasına geldiklerini söyledi.

“Sağlık Bakanlığı özellikle raporlandırma konusunda Türk Tabipler Birliği ve ilgili derneklerle bir araya gelip sağlık ortamında önemli şiddet gerekçelerinden olan rapor konusunu bilimsel değerlendirme ve ilkelere göre sınırlarını belirlemelidir” diyen Dr. İşoğlu, özellikle spor gibi konularındaki raporlandırmalar için konuya uygun altyapı ile donatılmış ve ilgili uzmanlarla desteklenmiş merkezlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“SAĞLIKTA ŞİDDET YASA TASARISI YASALAŞMALIDIR”
Dr. İşoğlu; “Artık hizmetten çekilme boyutuna geldiğimiz bu noktada çözüm önerilerimizi kamuoyuyla ve iktidarın yürütücüleriyle paylaşmaya devam edeceğiz. Alanın sahibi olarak yönetimde de söz ve karar sahibi olmak istiyoruz. Acilen Türk Tabipleri Birliğinin hazırladığı 'sağlıkta şiddet yasa tasarısı' yasalaşmalıdır. Sağlıkta şiddet terörünü ve buna ses çıkarmayan önlem almayan bakanlık yetkililerini en sert şekilde kınıyoruz. Olası bir iş bırakma etkinliği de dahil olmak üzere Antalya Tabip Odası olarak her türlü desteği sunacağımızı kamuoyunun bilgilerine sunarız. Tekrarlamaktan bıkmıyoruz şiddeti asla kanıksamayacağız” şeklinde konuştu.

 

SAĞLIKTA ŞİDDET DUR DURAK BİLMİYOR.
BU SEFER TOPLU SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ.

Daha geçen hafta Antalya 'da bir meslektaşımız, silah kullanarak yaşamına kast edeceğini ifade eden hasta yakını tarafından tehdit ve şiddet olayıyla karşıya kalmıştı.

Bu sefer 29 Mart cuma günü İzmir Bornova 29 nolu ASM de aile hekimlerinden talep edilen yüzlerce usulsüz isteklerden birini yerine getirmediği iddiasıyla hakaret ve fiziksel şiddete uğramış, çevreden gelenler tarafından şahıs engellenmiştir. Bununla yetinmeyen şahıs bu sefer tekrar 11-12 kişilik grupla ellerinde sopalarla Aile Sağlığı Merkezine gelerek merkezde çalışan herkese saldırmaya başlamışlardır. Merkezde çalışan aile hekimleri, hemşireler ve olaya müdahale etmeye çalışan o anda orada olan öğretmen, eczacı ve yakın esnaf darp edilmiştir. Meslektaşımız ve öğretmen ciddi şekilde yaralanmıştır. Meslektaşımızın burnunda kırık hematom ve çeşitli yerlerinde ekimozlar oluşmuştur. Hızlarını alamayan saldırganlar ASM’ de de ciddi maddi hasar meydana getirmiştir.

Daha kaçımızın şiddete uğraması, daha kaçımızın yaşamına kast edilmesi, daha kaçımızın ölmesi gerekiyor. Bu sesi duyması gerekenler daha neyi bekliyor. Ama artık bizim beklemeye tahammülümüz kalmadı. Mesleğimizi olması gereken gibi ilkelerimiz doğrultusunda yapamaz duruma geldik.

Bu son meydana gelen sağlıkta şiddet terörü de göstermiştir ki hükümetin ve bakanlığın soruna bakışı değişmemiştir.

Etkin ve caydırıcı önlemler istiyoruz. Can güvenliğimiz olmadan canları koruyamayız, tedavi yapamayız. Meslek ilkelerimiz doğrultusunda hekimlik mesleğimizi yapmamız engellenemez.

Usulsüz talepler, altyapı olanaklarımıza göre anlamsız ve keyfi rapor( her kurumun ve idarecinin şeklini belirlediği tıbba uygun olmayan )istemleri artık görevimizi yerine getirememe noktasına getirmiş bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı özellikle raporlandırma konusunda Türk Tabipler Birliği ve ilgili derneklerle bir araya gelip sağlık ortamında önemli şiddet gerekçelerinden olan rapor konusunu bilimsel değerlendirme ve ilkelere göre sınırlarını belirlemelidir. Özellikle spor vb. konularındaki raporlandırmalar için konuya uygun altyapı ile donatılmış ve ilgili uzmanlarla desteklenmiş merkezler acilen hayata geçirilmelidir. Gerek halk sağlığı açısından gerekse de mesleki uygulamalar açısından bu durum oldukça önemli hale gelmiştir.

Artık hizmetten çekilme boyutuna geldiğimiz bu noktada; Çözüm önerilerimizi kamuoyuyla ve iktidarın yürütücüleriyle paylaşmaya devam edeceğiz. Alanın sahibi olarak yönetimde de söz ve karar sahibi olmak istiyoruz. Acilen Türk Tabipleri Birliğinin hazırladığı ''sağlıkta şiddet yasa tasarısı'' yasalaşmalıdır.

Sağlıkta şiddet terörünü ve buna ses çıkarmayan önlem almayan bakanlık yetkililerini en sert şekilde kınıyoruz. Olası bir iş bırakma etkinliği de dahil olmak üzere Antalya tabip odası olarak her türlü desteği sunacağımızı kamuoyunun bilgilerine sunarız. Tekrarlamaktan bıkmıyoruz şiddeti asla kanıksamayacağız.

Saygılarımızla.

Dr. Naci İŞOĞLU
Antalya Tabip Odası
Genel Sekreteri
Yönetim Kurulu a.


Yazdır   e-Posta