Antalya Korona Pandemi Raporu

 

Türkiye’de ilk olgusu 11 Mart’ta görülen korona virüsünün 30 Nisan itibariyle güncel vaka sayısı 117.589, toplam ölüm sayısı 3.081 oldu. Toplam yoğun bakım hasta sayısı 1.574, entübe hasta sayısı 831’dir.  Dünyadaki hastalık sayısı ise 3.195.316. Ülkemizde hastalık yayılım hızının azalma eğilimine girmesine karşın hastalık sayısı açısından dünyada 7. Sıraya yükseldik. Üstelik sadece PCR testi pozitif olguların sonuçlarını değerlendirebiliyoruz. Testin yaygın olmaması, geç yanıt bildirilmesi, yanlış (+ ve -) sonuçlar nedeniyle klinik bulgular ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile de olgulara tanı koyulabiliyor.

Sağlık Çalışanları salgından etkileniyor

Açıklamayı hazırladığımız bu hafta Türk Tabipleri Birliği COVID-19 nedeniyle 14’ü hekim 24 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiğini, yüzde 38’ini hekimlerin oluşturduğu 3474 sağlık çalışanının COVID-19 tanısı aldığını açıkladı.

Rapor, 44 ilde kamu ya da özel ayırt edilmeksizin tüm sağlık kurumlarını kapsamaktadır. Tanı almış hekim sayısına 37 ilde ulaşılmış, üç ilde sağlık çalışanlarının meslekleriyle ilgili ayırım yapılamamıştır. Hekim dışı sağlık çalışanlarının meslekleri ebe, hemşire, sağlık teknisyeni, sağlık memuru, eczacı, diş hekimi, temizlik çalışanı, tıbbi sekreter, şoför ve mühendistir.

Salgın mücadelesinde kaybettiğimiz tüm sağlık çalışanlarını anıyor, bütün sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

Antalya’ salgın durumu

1- Korona virüs salgını için ilk olarak 3 Mart 2020’de Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Viroloji Bilim dalı Başkanı Prof.Dr. Dilek Çolak’ la “Korona Virüs Salgını” konulu basın açıklaması yaptık.

2- 13 Mart 2020’de Antalya Sağlık Müdürü ile sağlık personelinin korunması ve kişisel korunma ekipmanlarının temini için görüştük.

3- 17 Mart 2020’de Sağlık Müdürlüğüne Covid- 19 salgınına karşı alınacak önlemler ve kişisel koruyucu malzeme temini ilgili talep yazısı ilettik.

4- 19 Mart 2020’de Sağlık Müdürü ile Covid- 19 virüs salgınına karşı mücadele ile ilgili önerilerimizi ve sorunlarımızı görüştük.

5- 20 Mart 2020’de sağlık platformu bileşenleri ile birlikte Sağlık Müdürlüğünde bir bilgilenme toplantısı gerçekleştirildi ve Covid- 19 Dayanışma WhatsApp grubu kuruldu. Ancak beklenen işlevsellik oluşturulamadı.

6-23 Mart 2020’de Covid- 19 virüsüne maruz kalımına ilişkin risk değerlendirmesi anketini tüm hekimlere ulaştırdık.

7- 6 Nisan 2020’de Aile Hekimleri Durum Değerlendirmesi raporu ve anket sonuçlarımızı yayınladık.

8- 9 Nisan 2020’de “İl Pandemi Kurulunda yer almamız sorumluluğumuz ve gerekliliktir” konulu yazımızı Antalya İl Valiliğine gönderdik. Halen Antalya Pandemi Kuruluna çağrılmış değiliz.

9- 14 Nisan 2020’den itibaren merkezde 120 ASM ve ilçelerdeki ASM’lere kişisel koruyucu ekipman ve dezenfektan solüsyon yardımlarını ulaştırdık, meslekdaşlarımızla yüzyüze görüştük.

10- 17 Nisan 2020’de saat 12.30’da Sağlıkta Şiddetle Mücadele gününde işyerlerimizde 1 dakika saygı duruşu ve basın açıklaması gerçekleştirdik.   

Öncelikle; yapılan açıklamalarda PCR testi pozitif çıkan “vaka”ların esas alındığı; hastanelerde yatan ya da ayaktan takip edilen “şüpheli/olası vaka” sayıları yer almadığı için gerçek tabloyu göstermekte çok eksik kaldığını ve bütün ısrarlarımıza rağmen Sağlık Bakanlığı toplam vakaların bölgelere, illere göre dağılımını açıklamadığı için diğer illerde olduğu gibi Antalya’daki sayıları da bilemediğimizi belirtmek isteriz.

Antalya Tabip Odası olarak meslektaşlarımızdan topladığımız bilgilerle doğrultusunda Antalya’daki kamu hastaneleri, özel hastaneler ve birinci basamak sağlık kurumlarına dair edindiğimiz bilgilere yer verilmiştir. 

11 Mart tarihinden bu yana Antalya ili genelinde hastanelerden ve üyelerimizden ulaştığımız bilgilere göre toplam PCR pozitif hasta sayısı 253’tür. 247 hasta klinik bulgular ve bilgisayarlı tomografi sonuçları ile uyumlu olarak covid- 19 tanısı ile tedavi edilmiştir. 131 hasta yoğun bakımlarda izlenmiş, 18 PCR pozitif ve 18 BT pozitif toplam 36 olgu vefat etmiştir. Antalya Sağlık Müdürlüğü test sayısını 6464 olarak açıklamıştır. Antalya’da 11’i hekim 27 sağlık çalışanı covid- 19 bulaşı nedeniyle takip ve tedavi edilmiştir.

Antalya ili diğer illerle kıyaslandığında, mortalitesi geçmiş yılların verilerine göre en az artan illerden biri. Salgını Türkiye’ ye oranla çok daha hafif ve sınırlı geçirdiğimizi söyleyebiliriz. 28 Nisan verileri ile tüm Antalya’da covid- 19’lu hasta sayısı 36’dır. Bunların 2’si entübe olmak üzere 7 tanesi yoğun bakımda yatmaktadır.

Türkiye için salgın yönetiminde bir olumsuzluk yeni infaz yasası düzenlemesi sonrası cezaevlerinden serbest bırakılan mahkumlar olmuştur. Birinci basamak aile hekimlerince takip edilen covid- 19 pozitif eski mahkumların ikamet adres ve telefon güncellemeleri yapılmadığı için ulaşmakta zorluklar yaşanmaktadır. Antalya’da da bu gruptan 19 pozitif covid vakası takip altındadır.

Salgın Yönetimi

Salgın yönetimi panik ortamı yaratmadan doğru bilgilendirmeyle elde edilen bilgileri paylaşmayı, şeffaflığı gerektirir. Hasta bireylerin saptanması ve salgının gerçek boyutunun ortaya konması son derece önemlidir. Tanı amacıyla kullanılan testler ve yöntemler bilimsel ölçütler çerçevesinde geliştirilmeli, risk gruplarına ve herkese ayrımcılık yapmaksızın uygulanmalıdır. Türk Tabipleri Birliğinin, bilim insanlarının ve toplumun ısrarlarına karşın uzun süre test sayısının artırılmasından kaçınılmıştır. Artan kamuoyu baskısıyla son dönemlerde test sayısı artırılsa da halen yetersizdir. Sağlık Bakanı vakaların bölgesel ve illere dağılımını açıklamamakta ısrar etmektedir.

Türkiye bu süreçte bazı olumsuzluklar yaşadı. Türkiye salgının merkezi olan Çin ile 5 Şubat 2020’de havayolu ulaşımını durdurdu. İran’da çok sayıda vakanın olduğu öğrenilmesine karşın, sınır kapıları gecikerek 23 şubat 2020’de kapatıldı. Salgının var olduğu bilinen Avrupa ülkelerinden gelen 300 bini aşkın kişiye ateş taraması dışında herhangi bir önlem uygulanmadı. Suudi Arabistan’dan Umre’den dönen yurttaşların büyük bölümü etkin bir karantinaya alınmadı, ülkemizin farklı kentlerinde yaşayan göçmenler-sığınmacılar araçlarla, kitlesel olarak Yunanistan sınırına taşındı. Bir süre sonra yeniden, eski ikametlerine döndüler. Okullar ve üniversiteler tatil edilmesine karşın toplu ibadetler, askere gidişler ve terhisler geç engellendi. Sonuçta istenenin aksine virüsün yayılma riski artırılmış oldu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid- 19 için önerdiği kodları kullanılmamış, test negatif olanlara Epidemiyolojik, Klinik ve radyolojik olarak Covid- 19 tanısı konulması adeta yasaklanmıştır. 11 Mart’a kadar sadece yurtdışı teması olanlara test yapılarak olasılıkla ilk tanı konması gecikmeli yapılabilmiştir.

Sağlık Sistemi Açıkları

Neoliberal politikalarla sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin bu nedenli zayıflatılmış olması salgının yönetilmesini de zora sokmuştur. 1990’lı yıllardan başlayarak sağlık hizmetleri özelleştirmeler yoluyla tasfiye edilmiş, tedavi edici piyasa odaklı koşullara teslim edilmiştir. Sağlık hizmetleri, hastalıkların önlenmesi ve toplum sağlığının korunması yerine tedavi etmeye yönelik bir anlayışla yönetilmektedir.  

Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP)  ile birinci basamak dediğimiz bölge tabanlı sağlık ocakları kapanmış, yerine ‘liste ve nüfus’ temelli bir aile hekimliği modeli getirilmiştir. Bir aile hekiminin listesine bulunduğu ilin çeşitli bölgelerinden bireyler kayıtlı olabilmekte ve yine o aile hekimi aynı sokakta ya da çok yakınında ikamet eden hastalardan habersiz kalabilmektedir.

Sağlık hizmetlerinin nerdeyse yarıya yakını özel sağlık işletmelerinin yönetiminde. Gelir getirici ve karlılığa dayanan bir anlayışla hizmet vermekteler. Esnek, güvencesiz, düşük ücretlerle, az sayıda insanla çalışma ve çok hizmet üretme sağlık emekçilerine dayatılmakta. Salgınla mücadelede en önde görev yapan sağlık çalışanlarının korunmasına yönelik etkin önlemler alınmamaktadır. Yeterli kişisel koruyucu malzeme sağlanamamaktadır. Dağıtılan malzemelerin niteliğinden yer yer şüphe duyulmaktadır. Covid-19 ile sağlık çalışanlarının bu kadar çok bulaşmaya maruz kalması bu nedenlerle yaşanmaktadır. Güvencesiz ve kötü koşullarda, yeterli kişisel koruyucu donanıma sahip olmadan fedakarca çalışıyorlar. İş güvencelerini kaybetmemek için ücretsiz izni, zorunlu izne çıkmayı kabul ediyor, ölümcül risk taşıyan hastalara bakıyorlar.

Özlük Hakları

Pandemi hastanelerinde Covid- 19 ile ilgili birimlerde çalışanlara ki bu neredeyse tüm hastaneyi kapsıyor tavandan ek ödeme dağıtılacağı söylenmesine karşın yalnızca bazı bölümler bu kapsam içinde tutulmuş ve üstelik beklenen performans ödemeleri yapılmamıştır. ASM’lerde çalışanlarının pandemiden kaynaklı mağduriyeti giderilmemiştir. Özel hastanelerde çalışan meslektaşlarımız da ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadırlar. Ücretsiz izne ayırmak ve maaşlarında kesinti yapılması bu sorunların başlıcalarıdır. ASM’lerde birinci basamakta ve tiriyaj bölgelerinde çalışan bütün sağlık çalışanlarına tarama testlerinin düzenli yapılması ve kişisel koruyucu ekipman dağıtımı konusunda yeterli duyarlılık gösterilmemektedir.

Evde kalma gibi kişilerin özgürlüklerinin sınırlandırıldığı durumlarda, yurtaşların tıbbi, ekonomik ve sosyal gereksinimleri için kamusal kaynaklar kullanılmalı, alınan önlemler nedeniyle yaşanabilecek olası maddi kayıplar devlet tarafından desteklenmeli ve toplumsal dayanışma pratikleri geliştirilmelidir. Önlemler ciddiyetle ve özenle uygulanmalı, kimse dışlanmamalı, korunma önlemlerinin alınması konusunda sorumluluk bireylere bırakılmamalıdır.

Antalya Tabip Odası 

Yönetim Kurulu


Yazdır   e-Posta