Ekonomik Kriz ve Şehir Hastaneleri

 

22 Eylül 2108 Cumartesi günü TTB 'de gerçekleştirilen KRİZ,SAĞLIK ORTAMI ve ŞEHİR HASTANELERİNE ETKİSİ başlıklı toplantıya  odamız adına Dr.Naci İşoğlu katıldı.

Toplantıda 2018 ekonomik krizi nereden doğdu nereye gidiyor?Ekonomik kriz kamu-özel ortaklığı girişimlerini (Özellikle Şehir Hastanelerini)nasıl etkileyebilir.;Krizin Sağlık Ortamına etkileri başlıklı sunumlardan sonra toplantıya katılanlar konu başlıkları üzerinden düşüncelerini paylaştılar.Önümüzdeki süreçte TTB ve Tabip odaları olarak meslektaşlarımıza ve topluma dönük  olarak yapmamız gereken etkinlikler ve yapabileceklerimiz paylaşıldı.

Özet olarak yaşadığımız ekonomik krizin ülkemizde çok ciddi olumsuz sonuçlara yol açtığı gibi sağlık ortamında da aynı oranda olumsuz sonuçların yaşandığı tespiti yapıldı.Sağlık ortamında gerek hastane bazında gerekse diğer bütün hekimlik uygulama ortamlarında oluşan  tasarruf adı altındaki baskının tıbbi malzeme ve ilaç temininde şu anda bile ciddi sıkıntıları ortaya çıkardığının somut olarak görüldüğü ifade edildi.Bu durumunun hekimlik uygulamalarını çok olumsuz etkilediği gibi hastalara da çok olumsuz bir şekilde yansıdığı tespiti yapıldı.

Ayaktan tedavilerde de bir çok ilaca ulaşılamadığı gibi ödenmesi gereken ilaç ve malzemelerdeki fiyat farklarının yüksek boyutlara ulaştığının altı çizildi. Elbetteki bunca yaşananların hekim özlük hakları ve ücretlendirmeleri de etkilemesi kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. Gerek kamuda performans ödemelerinde ciddi azalmalar ve sıkıntılar yaşanırken,özel sektörde de durum bundan farksızdır.Bir dönem sıkça duyduğumuz, ödenmesi gereken ücretlerin bir çok yerde 4-5 aydır yapılmadığı veya belli bir kısmının bloke edilerek yarım ödeme yapıldığı daha sık olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Şehir Hastanelerinin şu ana kadar faaliyete geçtiği yerlerde şehir hastanelerine hasta akışını sağlamak için yani sermayenin ekmeğine yağ sürmek için merkez hastaneleri kapatılmış yada ödeneksizleştirilmiştir. Personelde ciddi daralmaya giderek çalışma kapasitesinin ,yatak sayılarının neredeyse bir anda % 50 den fazla azaltıldığı ifade edildi.Bu uygulamanın hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının sırtındaki yükü önemli ölçüde arttırdığı gibi ödenek sıkıntısının malzeme sıkıntılarına yol açtığı sonuçlar bir yana personeldeki daralma hekim uygulamalarına da yansımıştır.Bu hastaneler bir anlamda kendi
kaderine terk edilmiş duruma getirilmiştir.

Şehir Hastaneleri bir ŞEHİR EFSANESİ olamadan çöküş sürecine girmiştir.Ancak bu yaşanan çöküş ülke sağlık ortamına aynı orandaki  ölçünün dahada üzerinde zarar vermektedir.Henüz inşaatına başlanmayan yada ihale aşamasındaki şehir Hastaneleri süreci durdurulmuştur. İnşaatı tamamlanmayanların geleceği ise meçhul durumdadır.Şu anda bile yapılan gözlemlerde inşaat yapım hızında ciddi azalmanın yaşandığı  şeklindedir.

En özet şekliyle Ekonomik kriz ve Şehir hastaneleri uygulamasının sağlık ortamındaki kaosun ve belirsizliğin ciddi boyutta arttırdığını , bu durumun
dahada derinleşeceğini söylemek için kahin olmak gerekmediğini sadece gerçekleri görmenin buna yeteceği ifade edildi.

 


Yazdır   e-Posta