Risk raporu mu? Şiddete yönelten kaos yaratmak mı?

Sağlık Bakanlığı yayınladığı “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” genelgesi ile Aile Sağlığı Merkezlerini tıkamış ve sağlıkta şiddete zemin hazırlamıştır!

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan 2020/8 Sayılı Genelge gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği kronik hastalığı bulunanlar COVID- 19 süreci boyunca idari izinli sayılacaklardır.

Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından  02.06.2020 tarihinde “COVID-19 Hastalığı için Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” konusunda bir yazı yayınlanmış ve il valilikleri ile ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtımı yapılmıştır.

Kronik hastalık durum belgesinin e-nabız sisteminden alınabileceğini bildiren bu yazıda, sistem üzerinden durum belgesi alamayanların hastalık raporları ile birlikte kayıtlı oldukları aile hekimine müracaat ederek durumu uygun görülenlere ‘’ COVID–19 idari izin‘’ tanısı ile rapor düzenlenebileceği duyurulmuştur.

Sağlık Bakanlığı alt yapısını hazırlamadan yeni bir karmaşanın önünü açmış ve aile hekimleri ile vatandaşları karşı karşıya getirmiştir. Aile hekimlerinden hasta programlarında olmayan bir ICD kodu üzerinden izin tanılı rapor verilmesi istenmektedir. E-nabız sistemini düzgün ve yeterli çalıştıramayan Sağlık Bakanlığı bu karışıklığı aile hekimleri aracılığı ile çözmek istemektedir.

Sistemin düzgün ve istenilen şekilde kurgulanamayışı, yüklenme nedeniyle giriş yapılamaması vatandaşların aile sağlığı merkezlerine akın etmelerine yol açmıştır. Siyasi iktidarın halka verdiği rehavet ve önlemlerdeki gevşeme nedeniyle hasta yoğunluğu olduğu bir süreçte aile sağlığı merkezlerinin kalabalıklığını, dolayısıyla bulaş riskini ve mevcut iş yükünü daha da artıran bu uygulama yaşanılan kaos nedeniyle aile hekimlerini aynı zamanda hedef haline getirmiştir. Tüm bu gelişmeler, istenilen bu raporun aile sağlığı merkezlerinden de alınamaması durumunda, meslektaşlarımıza karşı şiddet olarak yansıyacaktır, bundan büyük endişe duymaktayız.

Aynı zamanda bu uygulama kronik hastalığı olanların yaşam koşullarını zorlaştırmakta ve onları COVID-19 açısından tehlikeye atmaktadır.

Cumhurbaşkanlığının kamu çalışanlarını kapsayan İdari izin genelgesine özel sektörde çalışanlarda dahil edilmemesi ise önemli bir hak gaspıdır.

Türk Tabipleri Birliği’nin ve alandaki diğer örgütlerin düşünceleri ve görüşleri alınmadan, ön hazırlığı yapılmadan çıkarılan, uygulamaya konulan kronik hastalık durum belgesinin sadece e-nabız sistemi üzerinden verilmesinin sağlanmasını ve aksaklıkların giderilmesini, aile hekimleri ve hastalarımızın mağdur edilmemesini talep ediyoruz. 

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu


Yazdır   e-Posta