UYUZ Salgını Mı Var ?

SALGIN MI VAR ?
skabies (scabies, gale veya UYUZ)

Özellikle son günlerde kamuoyunda sıkça gündeme gelen ve birçoğunda yanlış bilgi içeren değerlendirmelerin artması nedeniyle bilimsel bir açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur.
2014 yılından itiabern kayıtlarımıza baktığımızda 2018 ve 2019 da daha fazla olmak üzere poliklinğimizde başvurularda artış gözlenmesi üzerine bilgilendirme amaçlı yazı düşünülmüştür.
Akarlar grubundan bir mite olan; Sarcoptes scabiei’nin neden olduğu, yaygın ve şiddetli kaşıntı ile karakterize bir hastalıktır. Yanlış tanı ile çok sık atlanabilen hastalık; hangi yaşta olursa olsun özellikle geceleri artan şiddetli ve inatçı kaşıntısı olan her hastada akla gelmelidir. Tüm yaşam siklusu insanda geçen parazitin, dişisi 0,3-0,4 mm uzunluğundadır. Tek bir parazit yaklaşık 4-6 haftalık yaşam süresi içinde ortalama 1 cm'lik tünel kazar. Erişkin bir insanda ortalama parazit sayısı genellikle 10’u geçmez, çocuklarda ise 20 kadar sarkopt bulunur. Diğer yönlerden sağlıklı kişilerde gelişen şiddetli kaşıntı parazitlerin elimine edilmesine ve doğal olarak da sayılarının sınırlandırılmasına yol açar. Kaşınamayan bazı hastalarda durumlarda binlerce ve hatta milyonlarca parazitin bulunduğu bir şekli de vardır
Bulaşma genellikle yakın deri teması ile olur. Ancak, parazitin deriden uzaklaşmasından sonra 2-3 gün yaşamını giysilerde sürdürmesi nedeniyle indirekt olarak bu yolla bulaşma olabilir. Cinsel ilişki erişkinlerde sık karşılaşılan bulaşma yoludur. Aynı yatağı paylaşma, ortak çamaşır kullanımı yine bulaşmada rol oynar. Hastalık çocuklar arasında ve aile içerisinde kolayca yayılır.
Gece kaşıntısı ile karakterize enfestasyonun inkubasyon süresi 3-6 hafta kadardır. Ancak etkenle daha önce karşılaşanlarda kaşıntı 24 saat içerisinde başlayabilir.

Hastalığın kolayca tanınabilmesi için klinik belirtiler 5 kardinal bulgu şeklinde şematize edilmiştir;
1-Gece kaşıntısı: Parazitin sıcak ortamda hareket etmesine bağlı olarak, hastalarda gece kaşıntısı görülür. Parazitin kendisine, yumurtalarına, dışkılarına ya da salgıladığı maddelere karşı gelişen duyarlılık sonucu, değişen şiddetlerde kaşıntı olmaktadır.
2-Sillonların (tünel) görülmesi: Parazitin stratum korneum (derinin en üst tabakası) içinde açtığı yaklaşık 1 cm uzunluğunda, deriden hafif kabarık, zik zak’lar gösteren ince hatlardan ibaret tünellerin dıştan görünümüdür. Sillon'un sonunda genellikle içinde sarcopt bulunan küçük vezikül (sıvı dolu kabarıklık) vardır.
3-Polimorfizm görülmesi: Kaşıntı, parazitin uyardığı reaksiyonlar ve ikincil enfeksiyonlar sonucu polimorfik elemanter lezyonlar oluşur. Bunlar, kızarıklık, kabarıklık, kaşıntıya ait deri bulguları, minik sıvı dolu kabarıklıklar, iltihabi bulgular, deride kabalaşma gibi belirtilerdir.
4-Simetrizm göstermesi: Uyuzun simetrik yerleşim göstermesi, tanı açısından çok önemlidir. Enfestasyona ait lezyonlar tipik olarak; el parmak araları ve bileği, dirsek, koltuk altı ön duvarı, karında kuşak tarzında ve gluteal bölgede lokalizasyon gösterir. Kadınlarda meme başı ve çevresi yerleşimi, erkeklerde genital bölge oldukça sık görülen ve tanı koydurucu olan lokalizasyonlardır. Çocuklarda daha yaygın bir tutulum vardır ve saçlı deri, yüz, boyun, el içi ve ayak tabanı’da hastalığa katılabilir.
5-Aile öyküsü: Bulaşıcı özelliğinden dolayı bu enfestasyon hastanın yakın ilişkide olduğu bireylerde ve doğal olarak ailenin diğer üyelerinde de gözlenir.
Şiddetli kaşıntılara bağlı sekonder enfeksiyonlar ve pyodermiler bozuk hijyen koşulları sonucu gelişmektedir. Bu pyodermilerin yol açtığı glomerulonefritler, nadir olmayan ve ciddi komplikasyondur.
Kesin Tanı için ana bulguları dışında parazitin görülmesi en emin tanı yöntemidir.
Tedavi
Yakınmaları olsun olmasın ailedeki tüm bireyler tedaviye alınmalıdırlar. İlaçlar doktorunuzun önerdiği şekilde, süre ve tekrarda uygulanmalıdır. İkincil enfeksiyon ve ekzema gelişmişse tedavi edilmelidir. Yıkanamayacak özellikteki giysi ve eşyaların 3 günden daha uzun süre herhangi bir yerde tutulması parazitin eliminasyonu için yeterlidir. Tedavi sonrasında; kullanılan ilacın irritasyonuna veya ölü parazitin kalıntılarına bağlı olarak, kaşıntı bir süre daha devam etmektedir. Sonuç olarak elimizdeki mevcut bilgi ve verilere göre bir salgın olduğunu söylememiz mümkün değildir. Artış düzeyiyle ilgili halk sağlığı ve bulaşıcı hastalıklar birimlerinin değerlendirmesi daha anlamlı olacaktır.

Basına ve Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur. ( Konu ile ilgili bilgilendirme Prof.Dr.Ayşe Akman Karakaş tarafından yapılmıştır.)

Dr. Naci İŞOĞLU
Yönetim Kurulu a.
Genel Sekreter

 


Yazdır   e-Posta